SOVYET SİNEMASI SEÇKİSİ - I
Sosyalizmin yurdundan Sovyet insanı öyküleri

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi – İzmir, 12 Kasım’dan itibaren, düzenli film seçkileri gösterimine başlıyor. Her ay, tematik olarak seçilecek filmleri izlemeye, konuyla ilgili söyleşiler, paneller, tartışmalar eşlik edecek. Salı ve perşembe günleri yapılacak gösterimler ücretsiz olacak.

Seçkimize, 1917 Ekim Devrimi’nin 102. yıldönümünde, NHKM olarak, pek bilinmeyen bir sinemaya yer vererek başlamak istedik: Sovyet sinemasına…

“Sosyalizmin Yurdundan Sovyet İnsanı Öyküleri” başlıklı seçkilerin gösterim programı, 12 Kasım’da başlıyor. Mihail Romm’un 1962 yapımı Bir Yılın Dokuz Günü (Devyat Dney Odnogo Goda), Gleb Panfilov’un 1975 yapımı Söz İstiyorum (Proşu Slova),  Marlen Hutsiyev’in 1984 yapımı Sonsöz (Poslesloviye), yine Marlen Hutsiyev’in 1965 yapımı Yirmi Yaşım (Mnye Dvadtsat Let) filmlerinin yer aldığı programın tarih ve seans bilgilerine sinema sayfamızdan da erişebilir ve isterseniz ücretsiz koltuğunuzu ayırtabilirsiniz.

BİLİNMEYEN FİLMLER, NHKM ÇEVİRİLERİYLE

Sovyet sineması, bir açıdan herkesin aşina olduğu, çok sözü edilen bir sinema. Başka bir açıdan ise, çok sınırlı örnekle temsil edilen ve pek bilinmeyen bir sinema. Önemli bir miras ve üretim var oysa.

Bu program, filmleriyle görece daha çok tanınan kurucu kuşak Sovyet sinemacıların eserlerinin dışına çıkmayı hedefliyor. Yaptığımız seçki ise NHKM’nin özgün çevirileriyle Türkiye’de izleyicinin ilk kez buluşacağı filmler. Bu filmler aynı zamanda sinemaseverlerin, devrim sonrası için üç-beş filme, 2. Savaş sonrası Sovyet sineması için ise model olarak Tarkovski’ye ve diğer anti-sovyet yönetmenlere mahkûm edilmesine bir itiraz niteliği de taşıyor. Sovyet sineması, sadece SSCB düşmanı sinemacılar, küfür estetleri yetiştirmemişti elbette!

BİR SORGULAMANIN, ARAYIŞIN FİLMLERİ

Bu filmleri bir araya getirirken, dikkat çekmek istediğimiz bir üretim bütünlüğü var aslında:

Nazi işgalinin geri püskürtülmesiyle 1945’te zaferle çıkılan Anayurt Savunması’nın ardından yaralarını büyük ölçüde sarmış olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, 1960’lara gelindiğinde Soğuk Savaş’ın damga vurduğu bir dünyada kendisine yeniden bir yol tarif etmenin eşiğindeydi artık: Faşizmin ezilişinin ardından nereye doğru ve nasıl yürünecek?

Bu sorgulamanın hem toplumsal – insani hem politik – kültürel – ideolojik hem de endüstriyel – teknolojik düzlemlere uzanan pek çok boyutu bulunuyor elbette. Seçkimize aldığımız filmlerle yapmak istediğimiz işte bu sorgulamanın çeşitli boyutlarını ortaya koymak. Filmlerin her biri, tasarlanıp çekildikleri dönemde Sovyet toplumunu çeşitli yönleriyle tartışmaya soyunmuş filmler aslında.

Bugünden geriye doğru baktığımızda, filmlerin açmaya çalıştığı tartışmaların güçlenmediğini ve bahsettiğimiz sorgulamanın cılız kalmış olduğunu görebiliyoruz. Tam da bu nedenle seçtiğimiz filmler SSCB’nin son otuz yılına ilginç tanıklıklar anlamına da geliyor. İzleyicilerimize, filmler boyunca sergilenecek yaşam standartlarına ve toplumsal kültüre özellikle dikkat etmelerini öneriyoruz.

NHKM’de Sovyet sinemasından özel seçkiler paylaşmaya devam edeceğiz.

Konuyla ilgili bir okuma önerisi: Yaşamı dönüştürmek, dönüştürüleni yaşatmak için!

Bir Öneri

NHKM'den Set İşçilerine 1 Mayıs Çağrısı
Set Emekçilerini Saflarımıza Çağırıyoruz

1 Mayıs’ta pek çok set emekçisi setlerde çalışmak zorunda bırakılıyor. Kanal patronlarına, buradaki sömürü üzerinden …

X
X
X