MEMLEKETİN DİLİYLE KONUŞMAK
Film Seçkileri: İtalya Rüzgârı!

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi – İzmir, Kasım ayında Sovyet Filmleri’yle başlayan film seçkileri gösterimlerine, bu ay “Memleketin Diliyle Konuşmak: İtalya Rüzgârı” başlığıyla devam ediyor. Programın tarih ve seans bilgilerine sinema sayfamızdan da erişebilir ve isterseniz ücretsiz koltuğunuzu ayırtabilirsiniz.

EMEKÇİLERE İLHAM KAYNAĞI BİR SİNEMA

İtalyan sinemasının, dünya sinema tarihinde önemli yeri vardı. Başta İtalya’nın emekçilerine, sonra tüm dünyanın emekçilerine, aydınlarına ilham kaynağı olan bir sinemaydı.

Elbette homojen bir sinemadan bahsetmiyoruz: Bu sinema da yirminci yüzyıldaki tüm ulusal sinemalar gibi, içinde geri ve ileri, sığ ve gelişkin unsurlar barındırıyordu; hatta geri ve ileri olan kavrayışların buluştuğu örneklerden bile bahsedilebilir. İleri olan, bu çağda, toplumsal eşitlik düşüncesidir. Bu düşünceyi omurgaya çakan, bu düşünceyle alışverişe giren sinema da ileri bir sinemadır.

İtalyan sineması, işte tam da bu anlamda, özellikle İkinci Savaş sonrasında, İtalya’nın kurtuluşu arayışı ile el ele biçimleniyor. Önce Mussolini iktidarı altında, ardından Nazi Almanyası güdümünde, Avrupa’ya kan kusturan bir ülke, giderek faşizmden ve işgalcilerden kurtulma mücadelesinin yurdu haline geliyor. Fşizmden kurtulduktan sonra, bir başka soru kendini hissettiriyor: İtalya gerçekten kurtuldu mu? Bu soru pek çok sinemacıyı kendisine çekiyor ve sonrasında Yeni-Gerçekçilik olarak anılan ekol, İtalyan Komünist Partisi üyesi sinemacıların ve dostlarının (Zavattini, Visconti, Rosselini vd.) elleriyle ve aklıyla şekilleniyor.

Bir memleketin gerçekten kurtulmasının, emekçi halkın kurtuluşuyla anlam kazanabileceğini fark ediyorlar. Bu duygu ve düşüncenin renk çaldığı bir sinemaya imza atıyorlar. Öyle güçlü girdiler yapıyorlar ki, Yeni-Gerçekçilik sonrası dönemde farklı ekol ve yönelimler görülse de aynı izlek kendisini hissettirmeye devam ediyor. Kurtuluşu emekçi halkın kurtuluşu ile birlikte düşünmek izleği yani…

Gösterimlerimizin başlığında kullandığımız “Memleketin Diliyle Konuşmak” ifadesiyle, işte bunu kastediyoruz. Bir memleketin toplumsal yaşamını, toplumsal tarihini emekçilerin kurtuluşuyla ilişkilendirerek ele almayı…

İtalyan Sineması’nın İkinci Savaş sonu ve 1980’ler arası dönemi, böyle bir tartışma açısından referans oluşturacak önemde filmlerle dolu ve bunlar arasından oluşturacağımız seçkilerle, aynı tartışmayı kendi ülkemize ve sinemamıza taşımak istiyoruz. İğdiş edilen sinema sanatında, mirasa sahip çıkmak, geleneğin inşası ve geleceğe sıçrama iradesi ve iddiası da önemli. Sinemasever dostlarımızı bu tartışmaya katılmaya davet ediyoruz.

Bir Öneri

YENİ BİR ÜLKE İÇİN ÇAĞIRIYORUZ
Umuda, Örgütlülüğe, 2020’yi Kazanmaya

Türkiye Komünist Partisi, umudu ve örgütlülüğü büyütmek, sermayenin yaşanmaz hale getirdiği ülkemizi aydınlığa çıkarmak için …

X
X
X