Tiyatro Atölyeleri

 

Tiyatro Atölyesi

—Doğaçlama yoluyla oyun kurgulama—

Doğaçlama tekniği / Doğaçlamada olay oluşumu / Doğaçlamada yan öğeler ve olaya etkisi: Zaman ve mekân / Karakterin inşası

Tiyatro, hayata perdesini kapatmıştır.

Bu perde kapandığından beri de gökyüzünde bir yerlerde bir hayalet gibi dolaşıyor. Kimin zamanından kaldığı, kime ne anlattığı ve neden hâlâ dünyada dolaştığı belli olmayan bir hayalet!

Bu hayalet aslında bir ölü olduğundan; bugünle ve bizimle ilgili olmadığı kesin olan oyunların oynanması da bir ruh çağırma ayininden öteye gidemez. Oyuncular din adamı, seyirciler cemaat!

Peki ne yapmalı?

Bu ölü diriltilemeyeceğine göre, eski olanı unutup bugüne yüzünü çevirmeli tiyatro. Ve yeniden ayaklarını bu topraklara basmayı bilmeli; yeniden yürümeyi öğrenmeli.

Sanat toplumsal bir eylemdir. Ne parlak ışıklar altındaki göz yanılsamasıdır, ne de izleyenlerin anlamadığı bir dilde konuşan, seyircileri ezen bir devdir. Sanat, insanın olduğu her mekanda, her saat işleyebilen bir çarktır. Tiyatro da insanın olduğu her yerde sahnesini, dekorunu, ışığını bugünden almalıdır.

Bulunduğumuz coğrafya ve özellikle ülkemiz ABD’nin silah ve asker deposuyken, tersanelerimiz işçi mezarlarıyken, tahıl ambarı ülkemizde açlık çekiliyorken tiyatro bunları anlatmazsa neyi anlatacak?

Sanat eseri sanatçının sözüdür. Sanat eseri sanatçının gündelik yaşama müdahalesidir. Sanat bilinçli bir insan etkinliğidir ve en insani olanı en doğru biçimle anlatmayı bilmelidir. Bugünün sanatçısı kötü olanı anlatanla kavga etmelidir.

Sanat eseri yeni olmalıdır; sadece biçimi değil sözü de yeni olmalıdır. Yeni olmalıdır çünkü bize bugünü anlatmalıdır. Bugünün sözü dünde söylenmiş olamaz. Bugüne dair olan ile eskiye dair olan benzeşebilir ama asla aynı olmaz. Bu bir reddetme değildir. Zaten hiçbir birikim eskiyi reddetmez, yeni olan eskiyi içererek aşar. Yoksa sanat tüm devinimini yitirir ve toplumdan, yaşamdan kopar. Tıpkı müzelerdeki eski insan aletlerine benzer. En fazla seyirlik olur ama bugünün yaşamında bir yeri yoktur.

Yapıyeri Tiyatro Atölyesi bu uğurda elini taşın altına koymuş özverili insanların ortak emeğinin ürünüdür. Tiyatromuz, güzel bir dünya özlemi ile bu topraklara bakarak insanlığın ortak birikimine koyabileceği en ilerletici katkıyı sunmak için çaba harcar.

Dünya öküzün boynuzlarında değil, ellerimizdedir. “Elimizden ne gelir ki?” demeyin, elimizden en iyi ihtimalle dünyayı değiştirmek gelir!

Yapıyeri Tiyatro Atölyesi sizleri tiyatro perdelerini yeniden aralamaya davet ediyor…

Başlangıç ve Dönem: 14 Ekim 2016 – 12 Mart 2017
Periyod: Cuma günleri 20:30 – 22:00
Yürütücü: Metin Tülü

Bir Oyun Sahnelemek

Atölye, seçili bir metni bir oyun metnine dönüştürmekten başlayarak, sahneleme aşamasına kadar bütün bir süreci, yürütücü kılavuzluğunda öğrencilerin katılımıyla bir ortak faaliyet olarak gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

Böyle bir pratik içinde, gerek metin düzenleme gerek sahneye aktarma çalışması, yaparak öğrenme, tartışarak gelişme özelliğinin kazanılması önceliklidir.

Üç ay sürecek birinci kur sonunda, sahne üzeri tekniğinin ve oyunculuğun devreye gireceği noktaya ulaşacak öğrenciler, diksiyon, sahne duruşu, diyafram kullanımı gibi temel teknik çalışmalar da yapacaklar.

Atölyenin üç ay sürecek ikinci kuru, tümüyle oyunu sahneleme hedeflidir.

Bu yılın atölyesinde, üzerinde çalışılacak ve sahnelenecek metin olarak Nâzım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları” seçilmiştir.

Başlangıç ve Dönem:
1. Kur 23 Ekim- 15 Ocak
2. Kur 22 Ocak- 9 Nisan
Periyod: Pazar günleri 14:00 – 16:00
Yürütücü: Ercüment Serpil

TİYATRO ATÖLYELERİNE BAŞVURU FORMU

Birkaç Öneri

Müzik Atölyeleri

Müzik atölyelerimizin kapsamını öğrenmek, detaylar hakkında bilgi almak ve ön kayıt formunu doldurmak için sayfasına gidebilir, buradan form aracılığıyla sormak istediklerinizi de iletebilirsiniz.

X
X